Brooks Sele Acılara Son Veren Mucize Mi?

brooks-sele-bisiklopedi.jpg

Brooks Sele Acılara Son Veren Mucize Mi?

En sık karşılaştığım sorulardan birisi sele seçimi Brooks selenlerin gerçekten söylendiği kadar etkili olup olmadığı. Sorulara bir ölçüde cevap verip bu konuda araştırma yapanlara bir ölçüde yardımcı olabilmek için bu yazıyı hazırlamaya karar verdim. Konuya başlamadan Bisiklet ve bisiklet ekipmanı seçimi, bisiklet modifiyesi konusunda uzman olmadığımı hatta fazla fikir sahibi olmadığımı baştan belirteyim. Ben sadece kendi kullandığım malzemelerin eleştirisini yapabilirim bunlar dışında fikir sahibi değilim.
2-3 yıl kadar önce tavsiye üzerine Brooks sele almaya karar verip yurt dışı bir sitenin yapmış olduğu indirimi de göz önüne alıp büyük beklentilerle Brooks seleye terfi etmiştim.
Brooks sele aldığımda selenin özel cilasından da alacaktım ama sağdan soldan ne gerek var o kadar para vereceksin, bebek yağı, vazelin de aynı işi görüyor telkinleri gelince vazgeçip vazelin kullanmaya başlamıştım. Zaman içinde selenin arka perçin yerlerinden çatlamalar oluşunca yeniden bu yağı almayı düşünmeye başladım. Detachlonda binicilik bölümünde deri malzemeleri yumuşatmak için tavsiye edilen cilayı görünce almaya karar verdim.

Orijinal yağla bunun aynı işlevi göreceğini düşünüyorum üstelik bu yağ Brooks un yağına göre çok daha ucuz. 150 ml lik ambalajın fiyatı 9,90 TL, 500 ml lik ambalaj ise 19,90 TL. Ben 500 ml aldım.

Brooks selenin neden turcular arasında çok rağbet gördüğü, mucize olarak görüldüğünü isterseniz kısaca inceleyelim. 1980 de üniversiteyi bitirdiğimde iş bulamayınca bir süre bir spor malzeme satıcısı ve top üreticisinde çalışmıştım. Atölyede çeşitli toplar için deriler kalıpla kesilip Bursa'ya yollanarak top diktiriliyordu. O dönemin en değerli, en pahalı topları germe deriden yapılan toplardı. Deriden anlayan patronlarımızdan birisi gelen derileri tek tek elden geçirip sınıflandırır ve hangi topun yapımında kullanacağını belirlerdi. Germe deri en değerli, kalın sığır derisinden yapılırdı. Bu işe uygun deriler önce su bidonlarında bekletilip suyu iyice emip yumuşaması beklenirdi. Daha sonra bir çerçevenin dört kenarı boyunca 10-15 cm aralarla yerleştirilmiş mengene çenelerine tutturulan deri mengeneler tek tek gerilerek belli bir gerginliğe kadar gerilirdi. Arada bir deriyi kontrol eden eleman gevşeyen taraflarda mengeneyi yeniden gererdi. Derinin yapısından dolayı her iki eksende de deri aynı oranda uzamaz. Burada amaç deride kendini salan taraftaki çeneler gerdirilerek derinin gergin hale getirilmesi ve böylece uzatılmasıdır. Eğer sabırsız davranıp fazla gererseniz deri yırtılır veya kopar. Germeyi ihmal ederseniz derinin kendini bırakan tarafı bombe yapar. Böylece iyice gerilip uzatılan ve elastikiyetini kaybedip kurutulan deri çerçeveden sökülüp kalıpta top parçaları kesilerek dikime yollanırdı. Bu işlem sonunda elastikiyetini kaybeden deri su ve çamur nedeniyle şekil değiştirip yamulmaz veya yamulma en az düzeyde olurdu.
İşte Brooks selenin de mantığı bu. Burada deriyi su ile değil özel yağ ile yumuşatıp ağırlığınız altında kalçalarınızın şeklini alarak uzaması amaçlanıyor. Çok sarkarsa arada bir sıkıp germeniz gerekiyor, yeteri kadar yumuşatmadan gererseniz benimki gibi bağlantı noktalarından çatlamasına neden olursunuz.


Böylece kalçalarınız ile selenin temas yüzeyini arttırarak cm2 ye düşen ağırlığı yani basıncı azaltarak ağrıların bir ölçüde önüne geçiyorsunuz. Yağ aynı zamanda derinin yağmur altındaki sürüşlerde suyu emip yumuşayarak ağırlığınız altında aşırı derecede deforme olmasını da engelliyor.

Peki Brooks sele gerçekten mucize mi? Beklentinizi çok yükseltmezseniz beklentilerinizi karşılar, bütün acıların sona ermesini beklerseniz hayal kırıklığına kırıklığına uğrayabilirsiniz. Benim Brooks sele ile yıldızımın barışmamasının bir nedeni de bisikleti agresif sürmem nedeniyle sele ,le olan sürtünmelerdir. Tahminime göre tayt kullandığım için (kalitesiz, son derece ucuz)taytın pedi kalçalarımı tahriş ediyor ve sivilcelerin çıkmasına neden oluyor. Son turda taytın altına çok ince vücudu saran voleybolcu şortu kullandım ve oldukça yokuşlu bir yolda sürmemize rağmen problemlerim ortaya çıkmadı. Bundan sonraki uzun turda durum daha iyi ortaya çıkar.

Brooks a göre seleyi sürekli bol bulamaç yağlamaya gerek yok. 3 ayda bir yağlamanız ve ardından kuru bir bezle parlatmanız yeterli. Eğer yağmurda selenizin altına tekerlekten su ve çamur sıçrama ihtimali varsa yani çamurluğunuz yoksa seleyi içeriden de yani aalt yüzeyden de yağlayın. Sele yağmur altında ıslanırsa asla saç kurutma makinesi, soba yanı, doğrudan güneş ışığı altında bırakarak kurutmayın. Gölge bir yerde kendi kendine kurumasını bekleyin.

*Bu yazı Orhan Kılıç'ın Bisikletgezgini sayfasında alınmıştır.