Ahmet Süğlün-80 Günde Türkiye Turu-Bisikletname

ahmet-suglun-80-gunde-turkiye-turu-bisikletname-01-bisiklopedi.jpg

AHMET SÜĞLÜN-80 GÜNDE TÜRKİYE TURU-BİSİKLETNÂME

Bisikletle 80 gün içinde 81 il merkezine gitmek mümkün müdür? Motosikletle olsa belki ama bisikletle asla mümkün değil diye cevap vereceğinize eminim. Evden çıkıp ekmek almaya gitmeye üşenen gençlerimizin olduğunu düşünürsek 80 günde Türkiye turu yapan bir gence tesadüf ettiğinizde soyu tükenmiş Anadolu parsına bakar gibi bakmanız gayet normal. Sizi kınamıyorum. Zira ekmek almaya arabayla giden öğretmen arkadaşlarım var benim. Ülkemizin normalleri böyle. Bisikletle 80 günde Türkiye turu yapmak, içinde yaşamak zorunda kaldığımız ülkenin sosyolojik gerçeklerine göre tam bir çılgınlık! Bana ve benim gibi düşünen insanlara göre hiç de çılgınca bir şey olmasa da kahir ekseriyetin gözünde bisikletle böyle bir tur yapmak akıl ve mantık dışı bir çaba.

10 bin küsür kilometre boyunca bir mililitre bile benzin yakmadan, bir gr karbon salınımına sebep olmadan, tek bir canlıyı hayattan koparmadan, bir insan evladının bile kalbini kırmadan ülkeyi baştan başa turlamanın önemini anlayamayacak zihinlere bunu anlatmaya çabalamanın ne kadar beyhûde olduğunu artık çok iyi biliyorum. Eskiden olsaydı mutlaka bir gün beni anlayacaklar diyerek anlatma çabama devam ederdim. Şimdi ise böyle bir şeyin bisikletle yapılabilir olduğunu sağır kulaklara anlatmanın ne kadar gereksiz olduğunu düşünüyorum. Ama yine de son bir kez anlatmayı deneyeceğim.

Öncelikle Ahmet SÜĞLÜN'ün projesini kısaca özetlemek istiyorum. 80 gün içinde 81 ilin merkezine bisikletle ulaşmaya çalıştı Ahmet. Hiçbir motorlu araçtan yardım almadan sadece bisikletle bunu başardı. İzmir'den yola çıktı ve tekrar İzmir'e ulaşacak bir biçimde Türkiye'yi baştan başa turladı. Bunu kanıtlamak için de bütün turu baştan sona Strava'ya kaydetti. 81 il tabelası önünde çekilmiş fotoğrafları var. İleride çocuklarına gösterebilecek. Birkaç günü geçmeyecek kısa molalar verdi. Onun haricinde neredeyse her gün ortalama 150 kilometre yol yaptı. Bir gün bir şehirden çıkarken aynı günün akşamında başka bir şehre giriş yaptı. Bazen daha kısa bazen daha uzun meseleler geçti. Yol şartları yüzünden bazen aynı gün ulaşmak istediği şehre ulaşamadı; ama ertesi gün daha fazla yol yaparak eksiğini tamamladı. Sonunda sağ salim İzmir'e ulaştı. Tur içinde neler oldu, ne maceralar yaşandı, bunları öğrenmek isteyenler için spoiler vermiyorum, merak eden varsa kitabı okusun gari!

Bu turu yapabilmek için birçok firma ile sponsorluk görüşmeleri yapmış Ahmet; fakat hiçbiri ciddi anlamda bir destek sunmamış. Bisiklet üzerinden bir servet edinen firmaların bisiklet sporcularına ve Ahmet SÜĞLÜN gibi tematik turculara destek olmaktan uzak durması oldukça manidar. Birkaç firma hariç diğer firmalar bu konuda hiçbir destek sunmuyorlar. Biz bisikletçiler ise kimlerden alışveriş yapmamız gerektiğini böylece öğreniyoruz. Bisikletten kazandığı paranın bir miktarını bisiklete yatırmayan firmalardan mal almıyoruz. Ben öyle yapıyorum. Ahmet'e destek olan firmalardan birinden forma aldım. (Sora Tekstil) İzmir'de bisiklet tamircisi sorana Ahmet'e destek olan Kadans Bisiklet'i adres olarak gösteriyorum. Buradan firmalara da seslenmek istiyorum. Yeni nesil bisikletçiler, markaya tapan eski nesil bisikletçilere hiç benzemiyor bilesiniz. Marka putçuluğu yıkılıyor, gönül bağı yükselen değer! Haberiniz olsun.

Peki, bu kadar uzun tura kim destek oldu? Bu adam 80 küsür gün boyunca ne yedi, ne içti, nerede konakladı? "Nereden geliyor bu değirmenin suyu?" Tabiî ki Anadolu halkından geliyor. Hemen hemen gittiği her şehirde konaklama ve yemek konusunda kendisine destek olan bisikletçiler ve bisiklet dostları sayesinde turun başından sonuna kadar bir maaşlık bir harcama yaparak turunu tamamlıyor Ahmet! Öyle gözlerinizi kocaman kocaman açıp hayretler içinde bakmayın bana! Anadolu bu, ne sandınız? Taşradaki bisikletçi dostlarımızın bisikletçi dayanışması konusundaki hassasiyetleri bizi hayrete düşürüyor. Her gittiği yerde güzel ülkemizin güzel insanları Ahmet'i kucaklarına basıyorlar. Herkes elinden geldiğince destek oluyor. Kimi evini açıyor kimi sofrasını açıyor. Böylece büyük bir sponsor desteği olmadan turu sağ salim tamamlıyor Ahmet. Kendi yatağını Ahmet'e verip (evdeki tek yatak o çünkü) sabaha kadar çeviri yapan güzel abimizle ilgili bölümde göz yaşlarıma hâkim olamadım ben. Daha neler var neler, Ahmet 200 küsür sayfada anlat anlat bitiremiyor zaten.

Kitabı okurken gittiği her şehirde yeni arkadaşlarla tanışarak insana temas eden Ahmet'e özeniyoruz. Her geçen gün insanlardan uzaklaştığımız şu günlerde her gün başka bir şehirde başka insanlarla paylaşımda bulunan bir turcuya özenmemek elde mi? Her gün farklı bir yolda, farklı bir doğada turlayan Ahmet SÜĞLÜN'le pedal basıyoruz. Güzel ülkemizin bir ucundan başlayan turun ülkemizin bir başka ucuna uzanmasını ilgiyle ve hayretle takip ediyoruz. İnsanın insana yabancılaştığı bir dünyada insana dokunmanın, insan ruhuna temas etmenin değerini anlıyorsunuz.

Ahmet'in turu hep güle oynaya geçmiyor tabiî ki. Bazen tükendiğini hissediyor, bazen çok yoruluyor, bazen kendini çok güçlü hissediyor. Bazen umudunu yitirecek kadar zorlanıyor, bazen bu hızla dünya turuna çıkacak kadar güç hissediyor kendinde. Bazen yaşadığı kötü olaylar moralini bozarken bazen üst üste yaşanan mutluluklar motivasyonunu yükseltiyor. Ahmet SÜĞLÜN'ün 80 Günde Türkiye Turu da hayatımız gibi... Acı da var mutluluk da... Hüzün de var, sevinç de... Ama her şeye rağmen temiz kalpli güzel insanların omuzları üzerinde yükselen bir ülke hayali var. Turun en güzel bölümlerinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde geçmiş olması çoğu kişinin bölgeye yönelik önyargılı tutumunu kıracak mahiyette. Hani Anadolu için medeniyetler beşiği derler ya, hah işte ben ona katılmıyorum. Anadolu dünya medeniyetinin ana rahmidir. Anadolu'nun doğurduğu medeniyet bebesinin beşiği de Mezopotamya'dır sevgili kardeşlerim. Tarihçiler seri üzgün!!!

Son yıllarda bikepacking modasının ortaya çıkmasıyla birlikte yol bisikletiyle yükünü alıp uzun mesafe turları yapmaya niyetlenen bisikletçi sayısında öngörülemez bir enflasyon yaşanıyor. Herkes yol bisikletine afili görünümlü çantalar takıp dört haneli rakamlara ulaşan turlar yapmayı hayal ediyor. Modalara pek prim vermem; fakat hayallere her zaman saygı duymuşumdur. Aynı uzun mesafe hayallerini ben de kuruyorum, yalan yok! Ama hepimiz çok iyi biliyoruz ki hayal kurmak uzun mesafe turları yapmaya yetmiyor maalesef. Bu konu hakkında bilgi ve deneyim sıfır. İşte o bilgi ve deneyimi edinmek için Ahmet SÜĞLÜN'ün 80 Günde Türkiye Turu kitabını okumalısınız. Ahmet bu kitabında hem turunu anlatıyor hem de laf arasında uzun mesafe dayanıklılık turlarında hayat kurtaracak nitelikte pratik bilgiler veriyor.

Ahmet SÜĞLÜN, 80 Günde Türkiye Turu'nu kitaplaştırdı. Turun hazırlık aşamasından başlayarak sonuna kadar geçen sürede neler yaşadığını günü gününe bize aktardı. Kitabına Google Kitaplar üzerinden ulaşabilirsiniz. Kitabını okuyarak uzun mesafe dayanıklılık turlarında karşınıza çıkması muhtemel sürprizlerden önceden haberdar olabilirsiniz. Kitabını satın alarak Ahmet'in bir sonraki projesine maddi olarak destek olabilirsiniz. Milyon dolarlık sponsorluk anlaşması imzalayın demiyorum, sizleri karınca kararınca destek olmaya davet ediyorum. Ama "Yok efendim, ben illa ki milyon dolarlık sponsorluk anlaşması yapacam! Bisiklet camiasında şanım yürüsün! Aganın eli tutulmaz!" falan diyorsanız Ahmet'e nasıl ulaşacağınızı biliyorsunuz. Facebook ve İnstagram'da Bisikletname sayfası üzerinden kendisiyle iletişime geçebilirsiniz. Kitabı edinmek isteyen bisikletçi dostlarımız için aşağıya bir bağlantı bırakıyorum.

İyi okumalar diliyorum.

Bisikletname, AHMET SÜĞLÜN. https://play.google.com/store/books/details?id=1EraDwAAQBAJ

Bu yazı ilk kez Ali Kılıç'ın https://kadro19.blogspot.com/2020/?m=0 sayfasında yayınlanmıştır.

comments powered by Disqus