VELESPİTİN SOSYOLOJİSİ

bisikletin-sosyolojisi-bisiklopedi.jpeg

VELESPİTİN SOSYOLOJİSİ

Fıransızların vélocipède sözcüğününden dilimize gelmiştir bisiklet. Eskilerde, bir iki kuşak öncesi velespit sözcüğü de daha yaygın olarak kullanılırdı, günlük yaşamda ulaşımda kullanıldığı gibi. Öz-Türkçesi yok ne yazık ki; iki-teker ne kadar karşılar onu da bilemiyorum doğrusu.

Bisiklet uygarlığımızın daha yeni buluşlarından biri. Tekerleğin bulunuşu M.Ö. 2500-3000’lere giderken, bisiklet 19. yüzyılda keşfedilir. Sürücüsünün kendi gücüyle ilerleyen tarihteki bu ilk aracı, bisikleti Fransızlar icadetmişler.

İlk Bisiklet

Binicisinin ayaklarıyla iterek hareket ettirdiği iki tekerlekli bu ilk bisiklet önemsiz bir buluş gibi görünür, günümüzden bakılınca. Ancak süreç biraz irdelendiğinde tarihin en büyük devrimlerinden biriyle karşılaşılır.

Henüz 19. yüzyılın sonu gelmeden ilkin ön tekerlek göbeğine pedal takılır, sonra ayna dişlisi eklenir. Günümüze dek gelen etkileriyle, bu buluşun devrim niteliği kazanmasını sağlar pedallar ve ayna dişlisi. Artık bisikleti olan bir kişi bir adım attığında 3-4 adım ilerleyebilir!

Bundan sonraki geliştirmeler, hep ayrıntı, konfordur. En önemli eklemelerin başında arka göbeğe uygulanan düzenek gelir. Bununla artık pedalların arka tekerlekle birlikte sürekli dönme zorunluluğu ortadan kalkar. Lastik tekerlek uygulaması da eklenince hem sürüş konforu artar hem de sürtünmeyle oluşan kayıplardan kurtulunur. Henüz 20. yüzyılın başında bu gelişim formuna erişen bisiklet popüler bir ulaşım ve spor aracı olarak tüm dünyada yaygınlaşır.

Bisiklet Otomobile Karşı

Bir ulaşım aracı olarak bisikletin alternatifi otomobil olmuştur hep. İcatları ve gelişimleri de tarihsel olarak paralellik gösterir. İlk otomobil de 19. yüzyıl başlarında ve yine Fransızların öncülük ettiği çalışmalarda doğar.

Başından beri otomobil gücün simgesidir. Bisiklet ile karşılaştırılmayacak düzeyde hızlı ve güçlü. Dahası pahalı ve gösterişli. Bisiklet yalın, sessiz, masum, mütevazı vb özellikleriyle var olur hep. Tam da bu özellikleriyle daha bir yüzyıl geçmeden gösterir üstünlüğünü.

Verimlilik ve Savurganlık

Bir litre benzin ortalama 7000 kalori enerji verir. Bu enerji ile orta sınıf bir otomobil 10-15 km yol alır. Bisiklet ile bu yol 30-60 dakika pedallamaya karşılık gelir ki bunun için harcanan enerji 400-600 kalori olacaktır. Otomobil ile ulaşılan yere bisiklet ile ulaşıldığında (7000/500=14) 14 kat enerji tasarrufu sağlanır.

Kendi ağırlığından 15 kat daha fazla bir kütle, otomobil ile haraket etmenin bu us-dışı bedeli savurganlık, çok da şaşırtıcı olmamalı.

Teknolojik Uygarlığın Sonu Olarak 'Otomobil'

Otomobil gelişimiyle uygarlığın simgesi olur. Kent yaşamının sunduğu en önemli kişisel fırsattır otomobil. Günlük yaşamında çalışmaktan arta kalan zamanı çok kısa olduğu için modern kent insanının hızlı bir ulaşım aracı ile ödüllendirir kendini. Böylece bütün gününü ona sahip olmak için çalışmaya harcar, ironik olarak.

Kentleri doldurup taşan bu modern insanımız ve otomobilleri sonunda kentlerde hareket edecek yol bırakmazlar. Yol bulduklarında fosil yakıtlarıyla doğaya saldırırlar. Otomobil ve yedek parça üretimleriyle çevreye verdikleri zarar bugün dünyayı yok edebilecek en büyük tehdit durumuna gelir. Gücün simgesi otomobil, modern uygarlık trajedisinin baş kahramanıdır artık.

Sürdürülebilir Yaşam

Bugün sürdürülebilir yaşam bağlamında, sürdürülebilir kent ve sürdürülebilir ulaşım önerilerinin başını yine bisiklet almıştır. Otomobilin (uygarlığın) yıkımından kurtulabilmek için uzmanların kurtuluş önerisi yürümek, bisiklete binmek, hiç olmazsa toplu taşıma sistemleri kullanmaktır. Uygarlığın simgesi güç ve hız yerini erişilebilirlik, güvenlik, sağlık, çevre dostu, ekonomikliğe bırakmıştır artık.

Uygarlığın kurtuluşu için belki de son şanstır sürdürülebilir yaşam bilinci ve onun ulaşım simgesi bisiklet!

comments powered by Disqus