Aynakolun Politik Gücü

aynakolun-politik-gucu-11-bisiklopedi.jpg

AYNAKOLUN POLİTİK GÜCÜ

Bütün insanlar eşit hareket yetisi ile doğarlar —ana kucağında 3 km/s. Kendi ayakları üzerinde ve yeryüzünün her yerinde aşağı yukarı değişmeyen bu hız eşitliğin de temel ölçütü neden olmasın?

Başka yetiler gibi alet kullanarak hareket etme hızı da artırılabilir. Bisiklet bunun en elverişli yolu. Bisikletin keşfi hareket hızını 5-10 katına çıkartan bir devrim olarak coşkuyla karşılanmış, hızla yaygınlaşıp gelişmişti. Bir hızlanma ki, önce eşitliği ardından özgürlüğü elimizden aldı.

Bisikletten önce çıkan buharlı tren ve bisikletin ardından gelen otomobil ile hareket erimindeki niceliksel gelişimi alt-üst eden bu hızlanma —ideolojiktir. İdeolojiktir, çünkü paradigma değişmiştir. Birincide hareket eden, seçen —özne— bundan sonra artık A noktasından B noktasına taşınan bir 'mal'dan daha fazlası değildir.

Dönüşümün en önemli sonucu ulaşım endüstrisinin doğuşudur. Ulaşım endüstrisinin yeni ürünü sanıldığının aksine ne tren, ne otomobil ne de uçaktır. Bu yeni ürün, mal aynı zamanda müşterisi olan yolcudır. Yolcu aşağı yukarı 10 km çaplı bir ketsel alanda günlük ortalama 25-30 km taşınacak bir maldır. Ulaşım endüstrisi —otomobile dayalı yaşam tarzı— yalnızca ulaşımı örgütlemekle kalmamış, tüm yaşam alanı ile birlikte yolcuyu da yeniden kurgulamıştır.

Ayakların gücü, herkesin kendi gücüyle hakeret ettiği dünya çoktan unutulmuştur. Çoğunluğun otobüs, tren ve metroyla taşındığı bir dünyada ayaklarını yerden kesen kendi özel arabası en büyük mutluluğudur, yolcunun. Bununla birlikte değil özel arabası, jetiyle yaptığı yolculuklarda bile daha hızlı gidenlerin olduğu düşüncesi ile kendini yine de bir zavallı gibi hissetmeye devam eder.

Genel hızlanma beraberinde eşitsizliği sürekli artırır, yeni dünyanın temel fenomonini besler —zaman darlığını. Çözüm için daha da hızlanılır. Daha hızlı araçlar ve daha hızlı ulaşım için daha geniş yollar, giderek uzaklaşan yaşam alanları. Hızlanarak yarattığı eşitsizliği ve kaybettiği zamanını daha da hızlanarak kazanmaya çalışır. Teknoloji ile gelecek yeni bir hızlı araç ve toplu ulaşım sisteminin ötesinde bir kurtuluş düşü de kalmamıştır artık.

Ulaşım endüstrisine dayalı bu trafik budalalığı artık kavranamaz —ideolojiktir. Yolcu kendini bir malın ötesinde algılama yeteneğini yitirmiştir. Motorlu araçlarla hızla içinden geçip gittiği sokağı, kenti, ülkesi onun için artık dokunulmazdır. En canlı duygusu yalnızlık, birbaşına kalmışlıktır. Yüksek hızlarda yer değıiştiren, hareketsiz bir zavallıdır O.

Bisiklet, başlangıcında etkili olduğu hızlanma ideolojisinin pençesinden kurtulmanın da umudu olabilir mi? Aynakolun politik gücü bugün o fırsatı yeniden sunuyor. Eşitsizliğin ve evrik olarak eşitliğin temel paraksonu, bisikletin terimlerinde yeniden yorumlamak, hızlanma ile başaşağı döneni yeniden ayakları üzerine oturtulmak işe yarayabilir. Bisiklet ile başlayan ulaşım endüstrisinin tutsaklığından yine bisiklet ile kurtulabiliriz. Bir müşteri olarak daha fazla hizmet, hız yerine yurttaş olarak daha fazla özgürlük, yaşam yolumuzu şekillendirmeyi isteyebiliriz. Bu, yolcunun A'noktasından B noktasına taşınan bir 'mal'dan daha fazlası olduğunu, yaşamın öznesi kişi olduğu bilincini yaratabilir.

Aynakolun politik gücü, dünyanın tüm bisikletlilerini birleştirebilir.

comments powered by Disqus