Arabasız Gün (Car‑Free Day)

arabasiz-gun-01-bisiklopedi.jpg

ARABASIZ GÜN (Car‑Free Day)

Arabasız Gün, (Car‑Free Day, World Car‑Free Day), belirli bir gün boyunca kentlerin tamamında ya da belirli bölgelerinde motorlu taşıt trafiğinin kısıtlandığı veya tamamen durdurulduğu, yaya, bisiklet ve toplu taşımanın önceliklendirildiği kamusal farkındalık etkinliğidir.

Amaç; otomobile bağımlılığın çevresel, sağlık ve mekânsal etkilerine dikkat çekmek, sürdürülebilir ulaşım türlerini görünür kılmak ve kamusal alanın yeniden paylaşımını tartışmaya açmaktır.

AMAÇ VE KAPSAM

Arabasız Gün uygulamalarının temel amaçları şunlardır:

  • Hava ve gürültü kirliliğini azaltmaya yönelik farkındalık oluşturmak,
  • Karbon emisyonlarını ve fosil yakıt bağımlılığını tartışmaya açmak,
  • Yürüyüş, bisiklet ve toplu taşıma gibi *aktif ve kamusal ulaşım biçimlerini* teşvik etmek,
  • Kent mekânının otomobil dışı kullanımlar için nasıl dönüştürülebileceğini göstermek,
  • Ulaşım politikaları konusunda yerel yönetimler ve kentliler arasında diyalog geliştirmek.

Uygulamalar bir günlük sembolik etkinlikler olabileceği gibi, düzenli aralıklarla tekrarlanan ya da kalıcı politikalara dönüşen modeller de içerebilir.

TARİHÇE

Petrol Krizi ve İlk Uygulamalar (1970’ler)

Arabasız Gün’ün tarihsel kökeni, 1973 Petrol Krizi sonrasında Avrupa’da uygulanan zorunlu araç kısıtlamalarına dayanır. Yakıt tasarrufu amacıyla bazı ülkelerde pazar günleri özel araç trafiği yasaklanmış, bu uygulamalar kent yaşamında otomobilsiz bir günün mümkünlüğünü ilk kez geniş ölçekte görünür kılmıştır.

Kavramsallaşma ve Yaygınlaşma (1990’lar)

1990’lı yıllarda çevre hareketlerinin ve sürdürülebilir kent tartışmalarının güçlenmesiyle birlikte arabasız gün uygulamaları *gönüllü, planlı ve kamusal etkinlikler* olarak yeniden ortaya çıkmıştır. 1994 yılında İspanya’nın Toledo kentinde düzenlenen bir konferansta, otomobile alternatif ulaşım biçimlerini teşvik eden kent politikaları uluslararası ölçekte tartışılmıştır.

Uluslararası Programlar (2000 sonrası)

2000 yılından itibaren 22 Eylül, birçok ülkede Dünya Arabasız Gün olarak kabul edilmiş; Avrupa Birliği çerçevesinde yürütülen Avrupa Hareketlilik Haftası (16–22 Eylül) programının temel bileşenlerinden biri hâline gelmiştir. Bu tarihten sonra Arabasız Gün, Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok kentinde kurumsallaşmıştır.

UYGULAMA BİÇİMLERİ

Arabasız Gün etkinlikleri kentlere göre farklı ölçek ve içeriklerde uygulanır:

  • Tam kapanma: Kent merkezinin veya geniş bir bölgenin motorlu taşıtlara kapatılması,
  • Kısmi kapanma: Belirli cadde ve bulvarların araç trafiğine kapatılması,
  • Zamansal kısıtlama: Günün belirli saatlerinde araçsız kullanım,
  • Etkinlik odaklı kullanım: Yaya ve bisiklet etkinlikleri, açık hava sporları, atölyeler, konserler ve sergilerle kamusal alanın yeniden programlanması.

Bazı kentlerde Arabasız Gün haftalık veya aylık olarak tekrarlanan “arabasız pazar” uygulamalarına dönüşmüştür.

DÜNYADA ARABASIZ GÜN UYGULAMALARI

Avrupa

Birçok Avrupa kentinde Arabasız Gün, belediyelerin resmî programları içinde yer alır. Paris, Brüksel, Madrid ve Berlin gibi kentlerde geniş alanlar düzenli olarak araç trafiğine kapatılmakta; bu günler kent yaşamı, hava kalitesi ve ulaşım alışkanlıkları üzerine veri üretimi için de kullanılmaktadır.

Latin Amerika

Kolombiya’nın Bogotá kentinde 1970’lerden bu yana uygulanan Ciclovía, Arabasız Gün kavramının en bilinen örneklerinden biridir. Pazar günleri ana arterler motorlu taşıtlara kapatılarak milyonlarca insanın bisiklet ve yürüyüş yapması sağlanır.

Asya

Jakarta, Pekin ve Seul gibi metropollerde Arabasız Gün uygulamaları; hava kirliliği, trafik yoğunluğu ve kamusal sağlık politikalarıyla birlikte ele alınmaktadır.

TÜRKİYE'DE ARABASIZ GÜN

Türkiye’de Arabasız Gün uygulamaları büyük ölçüde Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında, yerel yönetimlerin inisiyatifiyle gerçekleştirilmektedir. İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir ve diğer birçok kentte belirli cadde ve meydanlar geçici olarak araç trafiğine kapatılmış; yürüyüşler, bisiklet turları ve farkındalık etkinlikleri düzenlenmiştir.

Son yıllarda bazı kentlerde Arabasız Gün, tek seferlik bir etkinliğin ötesine geçerek *düzenli ve tekrarlanan* uygulamalara dönüşme eğilimi göstermektedir.

ELEŞTİRİLER VE TARTIŞMALAR

Arabasız Gün uygulamaları, olumlu etkilerinin yanı sıra çeşitli eleştirilerle de tartışılmaktadır:

  • Tek günlük uygulamaların kalıcı davranış değişikliği yaratmada sınırlı kaldığı,
  • Sosyo‑ekonomik eşitsizliklerin (otomobile bağımlı gruplar, engelliler, esnaf) yeterince hesaba katılmadığı,
  • Etkinliğin sembolik kalıp kalıcı ulaşım politikalarına dönüşmediği durumlarda etkisinin zayıfladığı ifade edilmektedir.

Bu eleştiriler, Arabasız Gün’ün tek başına değil, uzun vadeli ulaşım ve kent politikalarının bir parçası olarak ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.

GÜNCEL ANLAMI VE GELECEK PERSPEKTİFİ

Günümüzde Arabasız Gün, yalnızca bir çevre etkinliği değil; kent hakkı, kamusal alanın paylaşımı, iklim krizi ve yaşam kalitesi tartışmalarının somutlaştığı bir araç olarak değerlendirilmektedir. Birçok kentte bu uygulama, bisiklet altyapısı yatırımları, düşük emisyon bölgeleri ve trafik sakinleştirme politikalarıyla birlikte ele alınmaktadır.

ABC...